• atauni
KÜLTÜR - SANAT
Yayınlanma : 30 Temmuz 2025 21:43
Düzenleme : 30 Temmuz 2025 21:46

ERZURUM GENÇLİĞİ MÜZİĞE AŞIK AMA ENSTRÜMANA UZAK!

ERZURUM GENÇLİĞİ MÜZİĞE AŞIK AMA ENSTRÜMANA UZAK!
Her 10 gençten 9’u müziksiz duramıyor ancak enstrüman çalanların sayısı yok denecek kadar az. Gençlik müziği yaşıyor ama üretmiyor…
ERZURUM GENÇLİĞİ MÜZİĞE AŞIK AMA ENSTRÜMANA UZAK!

BÜLTEN25- ÖZEL HABER- ERZURUM - 

mutluzade haber arası reklam

Erzurum’daki üniversite öğrencileri arasında yapılan geniş çaplı saha gözlemleri ve ülke genelindeki araştırmalarla karşılaştırmalı analizler, gençlerin müzikle kurduğu ilişkiye dair çarpıcı sonuçları gözler önüne serdi. Günde 5 saatten fazla müzik dinleyenlerin dahi bulunduğu bir gençlik var karşımızda. Ancak bu yoğun tüketimin tam karşısında duran gerçek, üretim tarafında ciddi bir boşluğun olduğu. Dinliyoruz ama çalmıyoruz, hissediyoruz ama üretmiyoruz.

 

Müzik Bir Yaşam Tarzı Ama Yalnızca Dinleyici Pozisyonunda

 

Üniversite öğrencilerinin büyük bölümü için müzik artık yalnızca bir arka plan sesi değil; duyguların tercümanı, kimliğin aynası, bazen de kalabalıklar içinde kendini bulma çabası. Ancak bu derin duygusal bağa rağmen, öğrencilerin yüzde 70’inden fazlası herhangi bir enstrüman çalmıyor. Müzik eğitimi alanların oranı ise çok daha düşük.

 

Erzurum’daki gençler müziğe daha çok cep telefonları üzerinden, Spotify ve YouTube gibi platformlarla ulaşıyor. Özellikle sınav dönemlerinde, sabaha kadar süren çalışma seanslarında müzik, yalnızlığı bölüp motivasyonu canlı tutan bir araç olarak devreye giriyor. Ders çalışırken, yürürken, otobüs beklerken ya da gece uykuya dalarken bile kulaklıklardan eksik olmuyor. Katılımcıların yüzde 50’den fazlası, günün her saatinde müzik dinlediğini söylüyor. Ama aynı gençlerin büyük çoğunluğu bir müzik enstrümanına hiç dokunmamış…

 

Gençler Türkçe Rap ve Pop’tan Vazgeçmiyor

 

Yerel gözlemler ve istatistikler, Erzurum’daki gençlerin müzik zevkinde hem geleneksel hem de küresel ezgilerin bir arada yer aldığını gösteriyor. Türkçe pop, rap ve rock öne çıkarken; yabancı müzikte Batı popu ve rock müziği tercih ediliyor. Sezen Aksu, Teoman, Barış Manço gibi ikonik isimler hala gençlerin müzik listelerinde üst sıralarda. Yabancı sahnede ise Adele, Lana Del Rey ve The Weeknd gibi isimler dinleniyor.

 

Özellikle dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise gençlerin Türk dünyası müziklerine giderek daha fazla ilgi göstermesi. Azerbaycan’dan Raşid Behbudov, Kazakistan’dan Dimash Kudaibergen gibi isimler, yerel platformlarda sıkça karşılaşılan favoriler arasında.

 

Aileyle Değil, Arkadaşla Paylaşılan Bir Müzik Kültürü

 

Erzurum’daki gençlerin müzikle olan bağlarını daha çok arkadaş çevresiyle kurduğu görülüyor. Müzik etkinliklerine birlikte gitmek, çalma listeleri paylaşmak, hatta sosyal medya üzerinden müzik zevklerini ifade etmek gençler arasında oldukça yaygın. Ancak aile içi müzik paylaşımı yok denecek kadar az. “Ailenizle birlikte hiç şarkı söylediniz mi?” sorusuna verilen yanıtlar, aile içi müzik kültürünün ciddi bir eksiklik olduğunu gösteriyor.

Bu durum, müziğin bireysel bir alan haline geldiğini ve sosyal bağ kurma yönünde daha çok yaşıtlar arasında etkili olduğunu gösteriyor. Müzik, nesiller arasında bir köprü olmaktan ziyade, aynı kuşağın duygusal dili olarak ön plana çıkıyor.

 

Üreten Değil, Tüketen Bir Gençlik Tablosu

 

Gençlerin büyük çoğunluğu için müzik, duygularını ifade etme, stresle başa çıkma ve kendi dünyasına çekilme aracı. Ancak bu güçlü bağa rağmen, üretkenlik oranı oldukça düşük. Erzurum’da en çok tercih edilen enstrümanlar gitar, piyano ve saz olarak sıralanıyor. Fakat bu çalgılara uzanan eller, öğrencilerin yalnızca küçük bir yüzdesine ait. Müzik eğitimi alanların oranı da aynı şekilde sınırlı.

 

Yerel gözlemler, enstrüman eğitiminin genellikle özel ders ya da kurslarla sınırlı kaldığını, okullarda sistematik bir müzik eğitimi yaklaşımının yeterince yer bulmadığını ortaya koyuyor. Bu da maddi imkanları kısıtlı olan öğrenciler için müzik üretimini neredeyse imkânsız hale getiriyor.

 

Müzik Kültürü Orta Seviyede Ama Potansiyel Yüksek

 

Katılımcıların çoğunluğu, Türkiye’deki müzik kültürünü “orta düzeyde” olarak değerlendiriyor. Bu değerlendirme, müziğin günlük yaşamda yoğun biçimde tüketildiğini ancak kültürel derinlik ve üretim kapasitesi açısından gelişime açık olduğunu gösteriyor. Erzurum’daki gençler de bu genel tabloya dahil.

 

Buna karşın potansiyel oldukça yüksek. Zira gençlerin müziğe olan ilgisi, dinleme düzeyinde değil; duygusal bağ kurma, kimliğini inşa etme ve sosyal bağlamda ifade aracı olarak değerlendirme düzeyinde güçlü. Bu potansiyelin üretkenliğe dönüştürülmesi için doğru adımlara ihtiyaç var.

 

Ne Yapmalı?

 

Uzmanlara göre çözüm, yalnızca üniversitelerle sınırlı değil. İlkokuldan itibaren müzik eğitimine erişimin genişletilmesi, yerel yönetimlerin gençlere yönelik müzik atölyeleri, enstrüman kursları ve sahne deneyimleri sağlayacak projeler geliştirmesi kritik önem taşıyor. Aynı zamanda ailelerin müzikle olan ilişkilerinin de yeniden inşa edilmesi gerekiyor.

 

Çünkü müzik, yalnızca bireysel bir uğraş değil. Ruh sağlığını destekleyen, stres ve öfke gibi duygularla başa çıkmayı kolaylaştıran, empatiyi artıran ve toplumsal barışı inşa eden güçlü bir araç.

erdem kendi reklam

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.