YAPAY ZEKÂ KULLANMAYA NEREDEN BAŞLAYABİLİRİM?

  • atauni


Yapay zekayı son dönemde popüler hale getiren kavram LLM (Large Language Models) yani Büyük Dil Modelleri oldu. Bilinen haliyle ChatGPT. Bu aralar karpuz seçmek için ChatGPT ‘yi kullananlar olsa da meseleyi daha yukarı ve daha rantabl noktaya taşımak gerek.  Evet, yapay zekaya giriş noktasında ChatGPT gibi uygulamaları günlük hayata adapte ederek başlayabiliriz konuya. Ne yapabiliriz mesela? El alışkanlığı oluşması için Google’da yapacağımız bazı aramaları orada arayabiliriz. Ayrıca, hayatımızda günlük rutinleri planlaması için ChatGPT’ den yardım alabiliriz.  Geleceğe dair bazı soru işaretlerimizi, çocuğumuzun tercihlerini, belki kan tahlil sonuçlarımızı ve dahi birçok konuyu ChatGPT ye sorabiliriz. Elde edilen cevapları elbette kesin doğrulukla benimsemeyelim ama teknolojiyi kullanmanın keyfini yaşayalım. Dolayısıyla bir yapay zekâ ürününü kullanmış olalım bu aşamada. ChatGPT’yi çocukların bireysel takibini yapmak için, öğrencilere proje çerçeveleri oluşturmak için kullanarak daha önce yapmaya çekindiğimiz kapsamlı işlerin üzerine artık daha rahat gidebiliriz. Neticede yapay zekayı daha kapsamlı işleri kolaylaştırmak için kullanmış olabileceğiz. Bu arada sadece ChatGPT değil aynı zamanda Gemini, Claude, Grok vb. platformları da bu amaçla kullanabiliriz. Asıl maksadımız hep son ürünü kullanmaya çalışmak ve günlük hayatımızı kolaylaştırmak olacak. Bu sayede yapay zekayı kullanmaya en kolay noktadan başlamış olacağız. 

Yapay zekanın hayatı kolaylaştıran ve ortaya ürün koyan gelişmelerini Generative AI (Üretken yapay zeka) başlığı altında toplayabiliriz. Yukarda bahsettiğim ChatGPT uygulamaları, resim üretme, ses üretme, video üretme vb. herşey bu başlığın altında gerçekleşen yenilikler. Yapay zekaya nereden başlayabilirim ? sorusunun ikinci adımında bu ürünlerden ilginizi çekenleri kullanabilirsiniz. Ücretsiz olarak sunulan o kadar çok imkân var ki bunları yaparken hiç zorlanmayacaksınız. Örneğin resim üretmek için kullanabileceğiniz sayfalara giderek hayal gücünüzün genişliğine göre içerikler üretebilirsiniz. Hatta bunları sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak ayrı bir tatmin yaşama imkanı da mevcut. İlgi seviyenize göre yine ücretsiz sunulan imkanlarla şarkı oluşturabilirsiniz, ses düzenlemeleri yapabilirsiniz ve videolar üretebilirsiniz. Bütün bunların yapay zekayı kullanma sürecine girişteki, -tabiri caiz ise ayağınız alışsın türünden, şeyler. Elbette olayın kapsamı çok büyük ama bu yazıda giriş seviyesinde kalacağım. Maksadımız ruhumuzun hoşuna gidecek ve “evet ben de yapabiliyorum” diyebileceğimiz küçük başarı duygularını yaşamak. Bu bölümde bahsettiğim üretimleri yapmak üzere resim üretimi için; Flux, Dall-E, ideogram, Midjourney gibi platformlarını, şarkı üretimi için suno gibi platformları, video için kling gibi platformları deneyebilirsiniz. Bu denemelerin neticesinde yaptığınız üretimleri eğer bir proje çerçevesine dahil edebilirseniz ilerde, o zaman daha büyük bir adım atmış olabilirsiniz. Aklıma gelen bir çerçeve olarak, örneğin sosyal medyada paylaşmaktan mutluluk duyduğum güzel sözleri, üreteceğim yapay zeka ürünleri ile destekleyerek geliştirmek. Daha üst bir seviyeye taşımış olacaksınız paylaşımları. Bazılarının “proje dediğin de bu mu?”dediğini duyar gibiyim ! Daha önce de dediğim gibi bu yazı büyük projelerden bahsetmeyecek. Belki sonraki yazımızda büyük projelere giriş yapabiliriz. 

İlk iki aşamadaki işlerimizde başarılı sonuçlar almak için bir ön yeteneğe ihtiyaç var artık: Prompt Engineering. Yani doğru komut girme işi. Yapay zekâ ürünlerini efektif kullanmak için onlara nasıl soru soracağımızı yada onlardan nasıl bilgi isteyeceğimizi bilmemiz gerekli. İlerleyen zamanda hemen her şey bu tarza dönüşeceği için şimdiden halledilmesi gereken bir konu. Önceki yazılarımda bahsetmiştim; bu bir meslek değil herkesin elde etmesi gereken bir yetenek. Öğrenmek artık kolay. Bu başlığa da bir tik atarak ilerlemenizi tavsiye ediyorum. 

Başlıktaki soruya üçüncü adım olarak, süreç takibi yapmanın öneminden bahsedeceğim. Yapay zekâ alanı çok hızlı değişiyor ve gelişiyor. Birkaç ay önceki bir yenilik bugün demode kalabiliyor. Bunun için süreç okuryazarlığı gerekli. Nereden yapacağım peki? Çok kolay. Youtube, Instagram, Twitter ve Linkedln platformlarında doğru kişileri takip ederseniz onların hem video içeriklerinden nasıl yapılacağını öğrenmiş oluruz hem de yenilikleri anında takip etmiş oluruz. Dönem, artık bilgi okuryazarlığı haricinde video okuryazarlığını da şart hatta farz hale getirdi. Ben her gün o kadar çok izleyeceğim güzel video ile karşılaşıyorum ki artık öncelikle yapay zekaya videonun özetini hazırlatıp ön bilgi sahibi oluyorum ve detayına bakmak gerekli ise tamamını izliyorum. İzlerken de sanırım 1.5X hızdan daha düşük olmuyor. Zira vakit az, öğrenilecek şey fazla. Şunu da antrparantez ifade edeyim ki; günümüzde bir konuyu yeni baştan öğrenmek isteyen biri için başlama yeri kitap değil video olması gerekiyor. Bu şekilde daha hızlı bir öğrenme süreci gerçekleşecektir. Öğrenmede yatay genişleme için bu şekilde, dikey derinlik için ise kitaba ve diğer kaynaklara daha sonra  geçebiliriz. 

Önümüzdeki yıllar artık kodlamanın “Low-Code, No-Code” olacağı bir döneme gidiyor. Yani daha düşük seviyeli kod yazma ihtiyacı. Yani çok az kod bilgisi veya belki de hiç kod bilgisi olmadan üretimlerin gerçekleşeceği bir noktaya hızla gidiyoruz. Drag&Drop denilen “sürükle-bırak” tarzı arayüzler çok popülerleşti ve her platform veya her bilgisayar uygulaması bu tarz kullanıma doğru gitmek zorunda. Dolayısıyla bu alanda da dördüncü tavsiyem algoritmik düşünceyibiraz öğrenmek olacak. Hayatımızın günlük rutininde yaptığımız her şey aslında algoritmik düşüncemizin yansıması, ama farkında değiliz. Bu konuda Youtube da harika videolar olduğunu göreceksiniz. Algoritmik düşünceyi kavrayınca ve kod yazma ihtiyacı olmadan program üretebildiğimizi görünce yapay zekâ alanında yapabileceklerimiz çok genişlemiş olacak. 

Yazımızın sonunda herkesi, -halen adım atmamış iseniz-, bu basit adımları atarak yapay zekanın muhteşem dünyasına adım atmaya davet ediyorum. Siz adım atmazsanız zaten birileri arkadan ittirerek içine atmış olacak. Bu denize yüzmeyi bilerek girmek mi yoksa arkadan itilip boğulmaya çalışmamak mı? Tercih sizin.