‘TÜKETTİKÇE TÜKENENLER’

  • atauni

Günümüzde insan ilişkilerinin merkezine yerleşen en acımasız sözcüklerden biri: çıkar. Eskiden dostluklar bir kahveyle başlar, sadakatle büyürdü. Şimdi ise selamlar bile ölçülüp biçilmiş menfaat terazisinden geçiyor. Ne yazık ki bazı insanlar için her ilişki, her diyalog ve her tebessüm sadece bir “yatırım aracı” hâline gelmiş durumda.

 

Artık kimse kimsenin halini gerçekten merak etmiyor. Çünkü “Nasılsın?” sorusu bile çoğu zaman bir geçiş cümlesinden ibaret. Asıl merak edilen şu: “Benden alabileceği ne kaldı?”  

 

İşte bu yüzden etrafımız kalabalık gibi görünse de, ruhlarımız derin bir yalnızlığın içine gömülüyor.  

 

Bütün ilişkilerini sadece çıkarları üzerine kuran insanlar, bir süreliğine kalabalığın ortasında parlayabilir. Fakat bu sahte ışıltı, yaklaştıkça göz kamaştırmak yerine rahatsız eder. Çünkü yapaydır, geçicidir. Tıpkı gaz lambasının son demlerinde harlayan ama çabucak tükenen alevi gibi...  

 

Kuyudaki Yankı  ( Kısa bir hikaye )

 

Vaktiyle bir adam, her dostluğunu kendi kazancı için kurmuş. Yardım etmek, yanında olmak, dert dinlemek... Bunların hiçbiri onun dünyasında yer bulmazmış. Ne zaman birine yaklaşsa, niyeti sadece çıkar sağlamakmış. Gün gelmiş, işler kötüye gitmiş. Kapılar bir bir yüzüne kapanmış. Bir sabah, şehrin kenarındaki eski bir kuyuya gitmiş. Bağırmış: “Kimse yok mu?” Yankı cevap vermiş: “Yok mu?” Yeniden bağırmış: “Ben dost arıyorum!” Yankı cevap vermiş: “Arıyorum...” Adam diz çökmüş, kuyuya seslenmiş: “Neden kimse yok?” Ve yankı son kez cevap vermiş: “Sen yoksun…”  

 

Çıkar Uğruna Tüketilen Ruh  

 

Hayat, kısa vadeli kazançlar uğruna uzun vadeli değerleri yok sayanların trajedisini çok ağır yazıyor. Çünkü bir insan, çevresini sadece tüketmek için kullanırsa, sonunda kullanabileceği kimse kalmaz. Geriye ne kalır? Kalabalığın ortasında yankılanan bir boşluk... Dostların değil, menfaat ortaklarının alkışladığı bir yalnızlık. Gerçek dostluk, menfaatin bittiği yerde devam edendir. Gerçek değer, fırsatlara göre değil, vicdana göre şekillenir. Bu yüzden hayat, “her şey fırsat değildir” diye haykırıyor. Bazı insanlar sadece bir çay içmek, bir selam vermek, bir gönül almak içindir. Ve bu insanlar kaybedildiğinde, en çok ruhumuz üşür...  

 

Son Söz  

Dilerim ki bu satırlar, menfaatin değil, vefanın izini sürenlerin yüreğinde bir yankı bulur. Ve unutmamalıyız: Herkesin kullanabileceği biri olmaktansa, bir kişinin gerçekten dostu olmak, bin menfaate bedeldir.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Ahmet KAPLAN30 Nisan 2025 22:21

    Son dönemde günümüzün en büyük kaybı çıkara yönelik kurulan ilişkiler gerçekten kaleminize sağlık

  • Gökhan.. 30 Nisan 2025 15:35

    Eline, yüreğine sağlık Koca yürekli Adam..