
Türk futbolu, son yıllarda önemli bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Ancak bu dönüşümün, yalnızca İstanbul’un egemenliğine dayalı bir yapıyı pekiştirmesi, futbolun geleceğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu konuda dikkat çeken açıklamalar, Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal'dan geldi. Dal, İstanbul kulüplerinin baskın hale gelmesiyle Türk Futbolunun adaletsiz bir rekabet ortamına girdiğini belirtti ve bu yapının Türk Futboluna zarar verdiğini vurguladı.
Başkan Dal’ın basın toplantısında altını çizerek belirttiği konular Türk Futbolunun kanayan yarılarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Başkan Ahmet Dal Toplantıda:
- Türk futbolunun gelişmesi için adil bir rekabet ortamının şart olduğunu savundu.
- İstanbul takımlarının, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi asırlık kulüplerin Türk futbolunun lokomotifi olduğunu kabul etmekle birlikte, son yıllarda 3 büyük kulüp dışında İstanbul takımlarının daha fazla öne çıkmasının, futbolun bütünlüğüne zarar verdiğini ifade etti.
- Son 5-6 yıldır İstanbul takımlarının etkisinin daha da arttığını ve bu durumun Türk futbolunun genel yapısını bozduğunu,
- Futbolun Türkiye’nin her köşesini kapsaması gerektiğine inandığını, bunun için de bütün kulüplerin eşit şartlarda mücadele etmesi gerektiğini,
- İstanbul’un egemenliğinin sadece Süper Lig’de değil, 1. Lig’de de kendini gösterdiğini,
- İstanbul Ligi ile Anadolu Ligi olarak ikiye bölünen bir futbol yapısının, Türk Futboluna zarar vereceğini ve ülkemizde futbolun gelişmesine engel olacağını,
- Futbolun herkes için ulaşılabilir ve sempatik olması gerektiğini, İstanbul dışındaki takımların karşılaştığı zorlukları,
- İstanbul’daki takımların birçoğunun deplasmana karayolu ile gittiğini, Anadolu takımlarının her maç için uçakla seyahat ettiğine dikkat çekerek, bu durumun maliyetler açısından, rekabeti adil kılmadığını ve en önemlisi Türk futbolunun potansiyelini sınırladığını belirtti.
Futbolun ruhunun taraftarlarla bütünleştiğini belirten Dal, İstanbul takımlarında çok az taraftara sahip kulüplerin olduğunu dile getirerek: "Siz hiç 3 büyük kulüp dışında İstanbul takımlarında 500’den fazla taraftarı olan bir takım karşılaşması seyrettiniz mi? 15-20 kişiyle bir avuç taraftarla futbol, ülkemizde gelişemez." Dedi.
Basın toplantısında Ahmet Dal’ın bu açıklamaları, Türk futbolunun geleceği için önemli bir uyarıdır. İstanbul’un egemenliğinde ki futbol düzeni, tüm kulüplerin eşit fırsatlar bulduğu bir yapıya dönüştürülmelidir. Aksi takdirde, futbolu ülkemizde çok kötü günler bekliyor olacak.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu adaletten uzak bu rekabet ortamına, sistemsel olarak düzen getirmek için biran evvel yönetimi ile birlikte çözüm bulmalı. Çözüm bulduğundaysa Türk Futbolunun kahraman ismi olarak anılacaktır.
Bu sitem, Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal’ın basın toplantısında dile geldi. Umarım diğer Anadolu takımları da bu sitemi daha da yüksek sesle dile getirir. Türk Futbolunun hak ettiği yerde olabilmesi bu sitemin her bir Anadolu takımı temsilcisinin dilinden yetkililere yüksek sesle ulaştırmasıyla sağlanır. Nokta.



