Ancak uzmanlara göre bu yeni ilişki biçimi, “algoritmik arkadaşlık” olarak tanımlanıyor ve insan-insana dostluğun yerini doldurması mümkün değil.
Yapay zekânın arkasındaki çalışma mekanizması bilinmeden onunla kişisel bilgi paylaşmanın, “her şeyi kaydeden içten pazarlıklı birine sır dökmekle” eşdeğer olduğu belirtiliyor. Unutmayan, topladığı verileri arşivleyen ve bunları gelecekte lehte ya da aleyhte kullanabilme potansiyeline sahip algoritmaların, gerçek bir arkadaş gibi davranamayacağı vurgulanıyor.
Gerçek dostluğun yerini taklit eden bir yalnızlık
Algoritmik iletişimin, dua, tefekkür ya da sessiz düşünme alanlarını ortadan kaldırarak daha derin bir yalnızlığı tetiklediğine dikkat çekiliyor. Yapay zekânın empati kuramaması, duygusal derinlikten yoksun olması ve yalnızca programlanmış yanıt vermesi nedeniyle insanın ruhsal ihtiyaçlarını karşılayamayacağı ifade ediliyor.
“Kara kutu” etkisi ve veri riski
Yapay zekânın kullandığı devasa veri havuzunun, insanlığa ait tüm birikimi barındırdığı; bu nedenle eşitler arası bir iletişimin söz konusu olamayacağı belirtiliyor. Paylaşılan bilgiler, anılar ve zaafların kalıcı olduğu ve “unutulma hakkının” bulunmadığı vurgulanıyor.
Kısa vadeli rahatlama, uzun vadeli tehlike
Yapay zekânın yalnızlık hissini kısa süreli hafifletebileceği, ani kriz anlarında “hızlı bir destek” gibi işleyebileceği ifade ediliyor. Ancak uzun vadede bu iletişimin bağımlılık yaratabileceği, gerçek sosyal ilişkilerden uzaklaştırarak insanın sosyal becerilerini zayıflatabileceği ve yalnızlığı kronikleştirebileceği uyarısı yapılıyor.
Toplumsal bağları zayıflatıyor
Gerçek insan ilişkilerinin zorlu ve emek isteyen yönlerinden kaçıp yapay zekâya yönelmenin, toplumsal aidiyet duygusunu zedeleyebileceği; insanın kalabalıklar içindeki yerini, dayanışma ve paylaşma kültürünü aşındırabileceği belirtiliyor.
Çözüm yine insanda
Sonuç olarak, yapay zekânın hiçbir zaman bir insanın sıcaklığını, dokunuşunu, bakışı veya paylaşılan bir kahkahanın doğal neşesini taklit edemeyeceği vurgulanıyor. Teknolojinin, insan ilişkilerinin yerini almak yerine onları güçlendiren bir araç olarak görülmesi gerektiği ifade ediliyor.
Uzmanların uyarısı net: Gerçek dostluk, sadece insanla mümkündür.





