Türkiye’de sağlık politikalarında önemli bir dönüm noktası niteliğindeki yeni düzenleme Resmi Gazete’de yayımlandı. Sağlık Bakanlığı’nın “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vizyonu çerçevesinde yürürlüğe soktuğu yönetmelik, özel hastanelerde tıbbi gerekçe olmadan planlı sezaryen doğumu yasakladı. Bu karar, sağlık sisteminde yalnızca bir uygulama değişikliği değil; aynı zamanda kadın doğum politikaları açısından da geniş yankı uyandırdı.
Tıbbi Gerekçe Olmadan Sezaryene Artık İzin Yok
Yeni yönetmeliğe göre, özel tıp merkezlerinde planlı sezaryen doğum yapılması yalnızca tıbbi zorunluluk durumunda mümkün olacak. "Doğal olan normal doğumdur" anlayışıyla şekillenen bu politikayla, kamuoyunda sıkça eleştirilen ve giderek artan sezaryen oranlarının düşürülmesi hedefleniyor.
Artık özel hastaneler, doğum hizmeti verebilmek için belirli kriterleri karşılamak zorunda kalacak. Normal doğum gerçekleştirmek isteyen merkezlerde doğum ünitesi kurulması zorunlu hale gelirken, ameliyathanesi olmayan merkezlerin bu hizmeti sunmalarına izin verilmeyecek.
Doğum Ünitelerine Yeni Standartlar Getirildi
Yeni düzenlemeyle birlikte doğum üniteleri için belirli fiziki ve teknik şartlar da tanımlandı. Doğum salonlarının en az 16 metrekare olması, ameliyathaneye kolay ulaşılabilir konumda bulunması ve giriş-çıkışlarının kontrol edilebilir olması gerekiyor. Ayrıca doğumla ilgili tüm veriler elektronik sistemler üzerinden merkezi bir bildirim ağına aktarılacak. Uzman doktor sayısının 10 ve üzeri olduğu merkezlerde ise cerrahi müdahale birimlerinin kurulmasına izin verilecek.
Sağlık Düzenlemesi Siyasetin de Gündeminde

Yeni yönetmelik sadece sağlık çevrelerinin değil, siyaset dünyasının da odağında. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz hafta Sivasspor'un bir maç öncesinde açtığı “Doğal olan normal doğumdur” pankartı kamuoyunda büyük yankı uyandırmış, bazı kesimler tarafından kadınların doğum tercihlerini rencide edici bulunduğu gerekçesiyle eleştirilmişti.
Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu eleştirilere sert yanıt verdi. Erdoğan, “Kimseye bir saygısızlık yoktu. İddia ettikleri gibi kadınları rencide edecek hiçbir durum yoktu. Bakanlığımızın normal doğumu teşvik etmesi, sizi niçin bu kadar rahatsız ediyor?” sözleriyle yeni sağlık politikasına tam destek verdi.
Uzmanlar ve Sivil Toplum Ne Diyor?
Kadın hakları savunucuları, uygulamanın kadınların doğum tercihine müdahale anlamına gelip gelmediğini sorgularken; birçok sağlık uzmanı ise gereksiz sezaryenlerin anne ve bebek sağlığı üzerindeki risklerini hatırlatarak düzenlemeyi destekliyor. Türkiye’nin pek çok bölgesinde sezaryen doğum oranlarının %50'nin üzerine çıktığı göz önüne alındığında, bu adımın uzun vadeli sağlık faydaları tartışma konusu olacak gibi görünüyor.





