Resmî verilere göre, 2011 yılında cezaevine giren kişi sayısı 128 bin civarındayken bu sayı 2020'de 266 bini aşarak %108'lik bir artış gösterdi. Cezaevindeki hükümlülerin büyük çoğunluğunu (%95) erkekler oluşturuyor; ancak kadın hükümlü sayısında da iki katına yakın bir artış dikkat çekiyor.
En çok işlenen suçlar arasında kasten yaralama ve hırsızlık öne çıkıyor. 2020 yılı verilerine göre, bu iki suçtan toplamda yaklaşık 80 bin kişi cezaevine girdi. Bu suçları uyuşturucu ticareti, kullanımı ve dolandırıcılık takip ediyor. Öte yandan, cinayet suçlarında uzun vadede düşüş eğilimi gözlemleniyor.
Çocuk ve genç suçlardaki artış da kaygı verici boyutlarda. Sadece 15–17 yaş grubunda yaklaşık 8.500 genç, hırsızlık, yaralama ve uyuşturucu suçlarından hüküm giydi. Bu durum, gençlerin suça yöneliminin arttığını ve önleyici sosyal politikaların yetersiz kaldığını gösteriyor.
Cezaevlerinin kapasite sorunu da büyüyor. 230 bin kişi kapasiteli cezaevlerinde 266 binin üzerinde kişi bulunuyor. Yeni cezaevi inşalarına rağmen bu sorun çözülemiyor. Uzmanlar, sadece cezai önlemlerin değil, aynı zamanda suçun sosyal nedenlerine odaklanan toplumsal politikaların da hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Uzun vadede suçla mücadelede etkili sonuçlar alınabilmesi için ekonomik, toplumsal ve siyasal eşitsizliklerin azaltılması, adaletin ve güvenin topluma yayılması büyük önem taşıyor.







