BÜLTEN 25 - ÖZEL HABER - MEHMET ERDEM AKSOY - Erzurum, tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim topraklarında bu kez de gönülleri birleştiren bir programa sahne oldu. “Eline, Beline, Diline Sahip Ol” temasıyla düzenlenen, Alevilikte Hak ve Hakikat konulu özel program; inanç, kültür ve sanatın iç içe geçtiği, birlik ve beraberliğin en güçlü mesajlarla vurgulandığı anlamlı bir buluşma olarak hafızalara kazındı.
Munzur Üniversitesi Akademisyen Alevi Dedesi Can Kureyş Bulut’un konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte, Alevi inancı çerçevesinde Hak ve Hakikat kavramları derinlemesine işlendi. Can Kureyş Bulut’un samimi ve içten anlatımı, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.
Programa Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Erzurum Vali Yardımcısı Mustafa Berk Çelik de katıldı. İnanç ve kültürler arası diyaloğun önemine dair güçlü mesajlar verilen programda konuşmaların ardından, Hz. İmam Hüseyin Cemevi adına Cem Evi Başkanı Ertürk Karaman tarafından Başkan Sekmen, Vali Yardımcısı Çelik ve konuşmacı Can Kureyş Bulut’a cura saz hediye edildi. Ayrıca programda yer alan dedelere teşekkür belgeleri takdim edilerek, inanç önderlerine duyulan saygı bir kez daha ortaya kondu.
GECENİN EN ANLAMLI ANLARINDAN BİRİ İSE SAHNEDE YAŞANDI
Alevi dedesi, saz ve söz ustası Binali Bektaş ile Sünni sanatçı Şahin Sarıgül’ün birlikte sahne alması, adeta gönüllere kazınan bir kardeşlik tablosu oluşturdu. Aynı sahnede aynı duyguyu paylaşan iki sanatçının birliktelik performansı, Alevi-Sünni ayrımcılığına karşı verilen en güçlü cevaplardandı.
Türkülerle, deyişlerle ve ezgilerle örülen bu sahne, “kardeşlik” mesajının en derin ve en yalın haliyle izleyicilere sunulmasıydı.
Program sonunda yapılan değerlendirmelerde, bu birlikteliğin sadece bir etkinlik değil, toplumsal barışa katkı sağlayan bir umut adımı olduğu vurgulandı. Dillerden dökülen türküler, gönüllerde yankılanan dualar ve sahnede birleşen yürekler; inançların değil, insanlığın ortak çatısı altında toplanabileceğini bir kez daha kanıtladı.
Bu özel gece, sadece Erzurum’un değil, tüm Türkiye’nin ihtiyacı olan birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunun ne denli güçlü olduğunu gösterdi. Katılımcıların gönlünde derin izler bırakan bu program, geleceğe umutla bakmamızı sağlayan ve tarihe not düşen bir kardeşlik destanı olarak kayıtlara geçti.







